VUK m.359 kapsamında bir vergi kaçakçılığı davasında 'zincirleme suç' hükümlerinin (TCK m.43) uygulanması için Yargıtay'ın benimsediği 'hesap dönemi - takvim yılı' kriterinin temel mantığı nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.03.2002 tarihli kararına göre bu yaklaşımı açıklayınız.
Yargıtay CGK'nın ilgili kararında belirtilen temel mantık, vergi suçlarının 'hesap dönemi' (genellikle takvim yılı) bazında işlenmesi ve değerlendirilmesidir. Vergi Usul Kanunu'nun 174. maddesi, mükelleflerin defter ve kayıtlarını bir 'hesap dönemi' (1 Ocak - 31 Aralık) için tutmasını öngörür. Yargıtay, bu yasal düzenlemeden hareketle, failin 'aynı suç işleme kararının' da bu hesap dönemiyle sınırlı olduğunu varsayar. Buna göre, aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanılması tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında kabul edilerek zincirleme suç (TCK m.43) uygulanır. Ancak farklı takvim yıllarına sarkan eylemler, yeni bir hesap dönemine geçildiği için yeni bir suç işleme kararının varlığına işaret eder ve her yıl için ayrı ve bağımsız suçlar oluştuğu kabul edilir. Bu nedenle farklı yıllardaki eylemler arasında zincirleme suç uygulanmaz.