Hukuka aykırı bir arama sonucu elde edilen maddi delil (örneğin ruhsatsız silah) hükme esas alınamaz. Peki, sanığın bu silaha ilişkin soruşturma aşamasındaki ikrarı, tek başına mahkumiyet için yeterli midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/8-166 E., 2014/514 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını, delillerin birbirini desteklemesi ilkesi açısından analiz ediniz.
Yeterli değildir. İlgili YCGK kararına göre, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen maddi delil (silah) ve buna ilişkin ekspertiz raporu 'hukuka aykırı delil' olduğu için hükme esas alınamaz. Bu durumda geriye sadece sanığın ikrarı kalmaktadır. Ancak, vicdani kanı sisteminde ikrar tek başına mutlak bir delil değildir ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Somut olayda, suçun maddi konusu olan silahın kendisi hukuken yok sayıldığından, ikrarın doğruluğunu teyit edecek maddi bir kanıt kalmamıştır. Başkaca maddi delillerle desteklenmeyen ve kovuşturma aşamasında da dönülen bir ikrara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Bu durum, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin de bir gereğidir.