Vergi kanunları uyarınca düzenleme, saklama ve ibraz mecburiyeti bulunmayan sahte bir belgenin (örneğin sahte kira sözleşmesi) düzenlenmesi hangi durumda VUK m.359 kapsamında vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 26.01.2006 tarihli kararı bu konuda neyi ölçüt almaktadır?
VUK m.359/b'de suçun maddi unsuru olarak belgenin 'vergi kanunları uyarınca düzenleme, saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan' bir belge olması aranır. Ancak bu nitelikte olmayan bir belge, eğer vergilendirmeye yönelik sonuç doğuran işlemlerde kullanılırsa (örneğin vergi matrahını düşürmek, haksız indirimden yararlanmak amacıyla) yine vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur. Metinde atıf yapılan Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararına göre, sahte kira sözleşmesi düzenleyen sanığın amacı vergi kaçırmak suretiyle haksız çıkar sağlamak ise, eylem özel belgede sahtecilik değil, VUK'ta düzenlenen vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur. Eğer bu belge Maliye dışında başka bir makama karşı kullanılsaydı özel belgede sahtecilik suçu oluşabilirdi.