HMK Madde 2 Gerekçesinde, asliye ve sulh hukuk arasındaki görev ayrımının kaldırılmasıyla ilgili olarak, mahkemenin 'harcayacağı zaman ve kullanacağı bilgi'nin özünde değişmeyeceği belirtilmiştir. Bu ifadeyi bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328707

Örneğin, ayıplı bir maldan kaynaklanan 2.000 TL'lik bir alacak davası (eski sisteme göre Sulh Hukuk) ile 200.000 TL'lik bir alacak davası (Asliye Hukuk) düşünelim. Her iki davada da mahkemenin, Borçlar Kanunu'nun ayıp hükümlerini yorumlaması, malın ayıplı olup olmadığını tespit için bilirkişi raporu alması, tanıkları dinlemesi ve zamanaşımı gibi usuli konuları değerlendirmesi gerekir. Yani, her iki davada da hakimin kullanacağı hukuki bilgi ve harcayacağı yargısal emek (duruşma, delil toplama vb.) özünde aynıdır. Değişen tek şey, hüküm fıkrasına yazılan meblağdır. Bu nedenle, görev ayrımının mantıksal bir temeli olmadığı kabul edilmiştir.