HMK m. 2'nin gerekçesinde, asliye ve sulh hukuk mahkemeleri arasındaki miktara dayalı ayrımın 'pratik ve ihtiyaçlara da tam olarak cevap verdiği söylenemez' ifadesiyle ne kastedilmektedir?
Bu ifadeyle, hukuki uyuşmazlıkların karmaşıklığının ve öneminin her zaman parasal değeriyle orantılı olmadığı kastedilmektedir. Düşük miktarlı bir dava, çok karmaşık hukuki sorunlar içerebilirken, yüksek miktarlı bir dava çok basit bir hukuki uyuşmazlığa dayanabilir. Görevi sadece parasal değere göre belirlemek, davanın niteliğini ve gerektirdiği hukuki uzmanlığı göz ardı etmek anlamına geliyordu. Bu, sistemin pratik ihtiyaçlara ve adaletin gerekliliklerine tam olarak cevap verememesine neden oluyordu.