Cesedi bulunamayan bir cinayet davasında, maktulü en son gören kişi olmanın veya maktulle aralarında husumet bulunmasının ispat açısından anlamı nedir?
Maktulü en son gören kişi olmak veya maktulle aralarında husumet (öldürme nedeni) bulunması, şüpheyi o kişi üzerinde yoğunlaştıran önemli birer emaredir. Ancak tek başlarına mahkumiyet için yeterli delil değildirler. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi kararında olduğu gibi, mahkemeler bu tür durumlarda sanığın suçu işlediği kanaatine varabilmektedir. Ancak bu, 'ihtimal eleme' yoluyla karar verme riskini taşır. Ceza yargılamasında, 'başka türlü olamaz, o halde bu olmuştur' şeklindeki bir mantık yürütme, masumiyet karinesini ihlal edebilir. Bu tür emarelerin, kan izi, tanık beyanları, sanığın çelişkili ifadeleri gibi başka somut ve kesin delillerle desteklenmesi, şüphenin sanık aleyhine yenilmesi için zorunludur (sen.av.tr/tr/makale/cesetsiz-cinayet).