Zamanaşımına uğramış bir bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası, mutlak ticari dava mıdır ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nde mi görülmelidir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328414

Bu dava, her iki taraf da tacir değilse veya uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili değilse, mutlak ticari dava değildir ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/1241 E., 2016/1033 K. sayılı kararına göre, bono zamanaşımına uğradığında kambiyo senedi vasfını yitirir ve sadece temel ilişki (örneğin satım sözleşmesi) için bir yazılı delil başlangıcı teşkil eder. Davacı, alacağını bonoya değil, temel ilişkiye dayandırdığından, uyuşmazlığın çözümü TTK hükümlerine göre değil, genel hükümlere (Borçlar Kanunu) göre yapılacaktır. TTK m. 4'te sayılan mutlak ticari davalar arasında bu durum yer almamaktadır. Davanın taraflarından biri (örneğin davacı çiftçi) tacir değilse, nispi ticari dava şartı da oluşmaz. Bu nedenle görevli mahkeme, HMK m. 2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.