Hasımsız olarak açılan ve TMK m. 594 uyarınca bir taşınmazın Hazine'ye intikalinin istendiği bir davada, yerel mahkemenin 'dava mal varlığına ilişkin olduğu için HMK m. 2 gereği Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir' diyerek görevsizlik kararı vermesi doğru mudur? Karşı oy yazısında belirtilen 'temsil kayyımlığı' müessesesinin bu tür davalardaki rolü nedir?
Yerel mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğru değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/8427 E., 2018/10100 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, TMK m. 594, mirasçısı bulunmayan kişilerin mirasının Devlete geçmesi işlemlerinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ni özel olarak görevli kılmıştır. Bu, HMK m. 2'deki 'aksine bir düzenleme bulunmadıkça' kuralının bir istisnasıdır. Dolayısıyla dava Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmelidir. Karşı oy yazısında ise, davanın hasımsız açılmasının sakıncalarına dikkat çekilmiştir. Tapu malikinin haklarını savunacak bir taraf olmadan verilecek bir kararın denetimden geçmeyeceği ve olası mirasçıların haklarının zedelenebileceği belirtilmiştir. Bu sakıncaları gidermek için, özellikle TMK m. 588'deki uygulamaya benzer şekilde, mal varlığını temsil etmek üzere bir 'temsil kayyımı' atanarak davanın bu kayyıma karşı (hasımlı olarak) açılması gerektiği savunulmuştur. Bu, yargılamanın daha sağlıklı yürütülmesi ve hak kayıplarının önlenmesi açısından önemli bir usuli güvencedir.