Kesinleşmeden icraya konulamayan bir ilam, sehven (yanlışlıkla) icraya konulmuş ve borçlu, mal beyanında bulunma süresini (İİK m. 74) geçirmiştir. Alacaklı, bu gerekçeyle borçlu hakkında 'mal beyanında bulunmamak' suçundan (İİK m. 337) şikayette bulunabilir mi?
Hayır, bulunamaz. Mal beyanında bulunmamak suçunun oluşabilmesi için, öncelikle borçluya karşı usulüne uygun ve geçerli bir icra takibi yapılmış olması ve bu takipte tebliğ edilen ödeme/icra emrinin hukuka uygun olması gerekir. Kesinleşmeden icraya konulamayan bir ilama dayalı takip, en başından beri hukuka aykırıdır ve bu takibe dayanılarak gönderilen icra emri de geçersizdir. Geçersiz bir icra emrine dayanılarak, borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğmaz. Dolayısıyla, bu yükümlülüğün ihlalinden kaynaklanan bir suç da oluşamaz. Borçlu, aleyhine açılan ceza davasında, takibin dayanağının hukuka aykırı olduğunu savunarak beraatını talep edebilir. İcra ceza mahkemesi, öncelikle takibin hukuka uygunluğunu (bir ön sorun olarak) incelemek zorundadır.