HMK m. 2'nin gerekçesinde, asliye-sulh görev ayrımının kaldırılması ile 'hak arayan kişi bakımından bu sınırın hiçbir önemi yoktur' denilerek, aslında yargı sisteminin hangi temel ilkesine vurgu yapılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328385

Bu ifadeyle, yargı sisteminin 'usul ekonomisi' ilkesine ve 'adalete kolay erişim' hakkına vurgu yapılmaktadır. Usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın makul bir sürede, en az masrafla ve en basit şekilde sonuçlandırılmasını hedefler. Gerekçede belirtildiği gibi, görev sınırları nedeniyle verilen görevsizlik kararları, davaları gereksiz yere uzatmakta ve taraflara ek masraflar yüklemekte, bu da usul ekonomisi ilkesini zedelemektedir. 'Hak arayan kişi bakımından bu sınırın önemsiz olması' ise, vatandaşın temel amacının, usuli labirentlerde kaybolmak değil, bir an önce hakkına kavuşmak olduğunu ifade eder. Görev kurallarının basitleştirilmesi, vatandaşın adalete erişimini kolaylaştıran, daha anlaşılır ve etkin bir yargı sistemi yaratma amacına hizmet eder. Dolayısıyla, bu ifade, kanun koyucunun, yargılamayı şekli kurallardan arındırarak, daha pratik ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşturma niyetini yansıtmaktadır.