HMK m. 2'nin gerekçesinde, sulh-asliye hukuk ayrımının kaldırılmasına rağmen, şahıs varlığına ilişkin davalarda eski kuralın 'muhafaza edildiği' belirtilmiştir. Bu durum, kanun yapma tekniği açısından nasıl bir amaca hizmet eder?
Bu durum, kanun yapma tekniği açısından 'hukuki istikrarın ve devamlılığın sağlanması' amacına hizmet eder. Kanun koyucu, bir kanunu değiştirirken, sadece sorunlu ve değiştirilmesi gereken alanlara müdahale etmeyi, iyi işleyen ve sorun yaratmayan yerleşik kuralları ise korumayı hedefler. Şahıs varlığı davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kuralı, uygulamada bir soruna yol açmayan, yerleşik ve kabul görmüş bir kuraldı. Gerekçede bu kuralın 'muhafaza edildiğinin' özellikle belirtilmesi, kanun değişikliğinin bu alanda bir belirsizlik veya farklı bir yoruma yol açma niyetinde olmadığını, mevcut hukuki durumu teyit ettiğini açıkça ortaya koyar. Bu, hem uygulayıcılara (hakimler, avukatlar) bir güvence verir hem de kanunların yorumunda sürekliliği sağlayarak hukuki güvenliği artırır.