HMK m. 367/2'de sayılan kesinleşmeden icra edilemeyen kararlar, sadece nihai kararları mı kapsar, yoksa ara kararlar da bu kapsama girebilir mi?
HMK m. 367/2'deki kural, kural olarak yargılamayı sona erdiren 'nihai kararlar' (hükümler) için geçerlidir. Çünkü icra takibine konu edilebilen belgeler, ilamlar veya ilam niteliğindeki belgelerdir ve ara kararlar kural olarak bu nitelikte değildir. Ancak, bazı ara kararlar, nihai bir hüküm gibi icra edilebilir sonuçlar doğurabilir. Örneğin, bir boşanma davasında, davanın devamı sırasında verilen 'tedbir nafakasına' ilişkin ara karar, nihai bir karar olmamasına rağmen, İİK m. 38 uyarınca ilam niteliğinde sayılır ve derhal icraya konulabilir. Bu özel durum dışında, HMK m. 367/2'nin uygulama alanı, yargılamayı sonlandıran ve taşınmazın aynına, kişiler veya aile hukukuna ilişkin olan nihai kararlardır. Bir davanın başında verilen 'ihtiyati tedbir' kararı gibi ara kararlar ise, kendi özel usullerine göre infaz edilir ve bu madde kapsamında değerlendirilmez.