Kesinleşmeden icra edilemeyen bir kararın (örneğin taşınmazın aynına ilişkin) icra takibine konulması üzerine borçlu, süresi içinde icra mahkemesine şikayette bulunmamıştır. Takip ilerlemiş ve taşınmaz ihale yoluyla satılmıştır. Borçlu, bu aşamadan sonra ihalenin feshi davası açarken, takibin dayanağı olan ilamın kesinleşmeden icraya konulduğunu ileri sürebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328357

Evet, ileri sürebilir. İhalenin feshi sebepleri, İİK m. 134'te sayılmıştır. Takibin dayanağı olan ilamın kesinleşmeden icra edilemeyecek nitelikte olmasına rağmen icraya konulması, takibin temelden sakat olduğu anlamına gelir. Bu, kamu düzenine ilişkin bir aykırılıktır. Borçlunun bu konudaki şikayet hakkı süresiz olduğu için, daha önce şikayette bulunmamış olması bu hakkını ortadan kaldırmaz. İhalenin feshi davasında, borçlu, ihaleye hazırlık aşamasındaki usulsüzlüklerin yanı sıra, takibin en başından beri hukuka aykırı olduğunu, çünkü dayanak ilamın icra kabiliyetine sahip olmadığını ileri sürebilir. İcra mahkemesi, bu iddianın doğru olduğunu tespit ederse, yani takibin kamu düzenine aykırı olarak başlatıldığını görürse, bu durum ihalenin de hukuki bir temeli kalmadığı anlamına geleceğinden, ihalenin feshine karar vermelidir.