HMK m. 439/6, hakem kararının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasının kararın icrasını durdurmayacağını belirtmektedir. Bu durum, hakem kararının kendisinin icrasını nasıl etkiler?
Bu durum, hakem kararının kendisinin icrasını dolaylı olarak etkiler ve HMK'nın tahkimi hızlandırma amacını pekiştirir. Süreç şöyledir: 1. Hakem kararı verilir. Bu karar, HMK'ya göre verildiği anda icra edilebilirdir. 2. Taraflardan biri, bu hakem kararına karşı bölge adliye mahkemesinde iptal davası açar. Bu dava, hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz (HMK m. 439/4). 3. Bölge adliye mahkemesi, iptal davasını reddeder. Bu red kararı da verildiği anda icra edilebilir niteliktedir. Yani, hakem kararının icrasının önünde bir engel kalmamış olur. 4. Taraflardan biri, bölge adliye mahkemesinin bu red kararına karşı Yargıtay'da temyiz yoluna başvurur. HMK m. 439/6'ya göre, bu temyiz başvurusu da BAM kararının icrasını, dolayısıyla da asıl hakem kararının icrasını **durdurmaz**. Sonuç olarak, HMK'daki bu zincirleme düzenleme, hakem kararının, aleyhine açılan tüm kanun yolları tüketilene kadar icrasının engellenmemesini, sürecin en başından sonuna kadar hızlı bir şekilde işlemesini sağlamayı amaçlamaktadır.