Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2014/1241 sayılı kararında, davanın temelinin zamanaşımına uğramış bir bonoya değil, taraflar arasındaki 'satım sözleşmesine' dayandığı tespit edilmiştir. Bu tespit, görevli mahkemenin belirlenmesinde neden kritik bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328341

Bu tespit, davanın 'mutlak ticari dava' olup olmadığını belirlediği için kritik bir rol oynamıştır. Eğer davanın temeli, zamanaşımına uğramamış bir bono olsaydı, uyuşmazlık doğrudan TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanacağı için, TTK m. 4/1-a uyarınca 'mutlak ticari dava' sayılacak ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktı. Ancak Yargıtay, bononun zamanaşımına uğramasıyla kambiyo senedi vasfını yitirdiğini ve sadece bir 'yazılı delil başlangıcı' haline geldiğini kabul etmiştir. Bu durumda davanın hukuki temeli, artık bono değil, taraflar arasındaki asıl borç ilişkisi olan 'satım sözleşmesi'dir. Çiftçi ile tacir arasındaki zirai ürün satım sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlık ise, TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Bu tespit, davanın mutlak ticari dava niteliğini ortadan kaldırmış ve görevli mahkemenin genel hükümlere göre (nispi ticari dava şartları da oluşmadığından) Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesini sağlamıştır.