Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E: 2017/3222 sayılı kararında, sanığın istinaftan vazgeçmesi nedeniyle müdafiin temyiz istemi reddedilmiştir. Eğer olayda, sanığın vazgeçmesinin onun açıkça aleyhine olduğu bir durum söz konusu olsaydı (örneğin, beraat etmesi gerekirken haksız bir mahkumiyet kararını onanmasını istemesi), CMK m. 266/3 bu duruma bir çözüm sunar mıydı?
Evet, sunabilirdi. CMK m. 266/3, 'Sanık müdafiin veya yasal temsilcinin başvurusuna sanığın rızası aykırı ise, başvuru geçerli sayılmaz.' hükmünü içerir. Yargıtay bu hükmü genellikle sanığın iradesinin üstünlüğü lehine yorumlasa da, hükmün temel amacı sanığın menfaatlerini korumaktır. Somut kararda Yargıtay, 'savunmanın iradesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin istisna halin dosyada söz konusu olmadığı'nı belirterek, bu istisnanın varlığını kabul etmiştir. Bu istisnai hal, sanığın kendi lehine olan bir durumu kavrayamadığı veya akıl sağlığı gibi nedenlerle kendi aleyhine bir irade beyanında bulunduğu durumlarda devreye girer. Eğer sanığın vazgeçmesinin, onun hukuki durumunu açıkça ve ağır bir şekilde kötüleştireceği anlaşılıyorsa, mahkeme, sanığın bu iradesine değil, onun menfaatini korumaya yönelik olan müdafiin başvurusuna üstünlük tanıyabilir. Bu, hakimin adil yargılanma hakkı çerçevesinde sanığı koruma yükümlülüğünün bir parçasıdır. Ancak bu, çok istisnai bir uygulamadır.