Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki, HMK ve TTK'daki değişiklikler sonrası 'iş bölümü' ilişkisi midir, yoksa 'görev' ilişkisi midir? Bu ayrımın pratik sonucu nedir?
Bu mahkemeler arasındaki ilişki, yeni düzenlemeler sonrası bir 'görev' ilişkisidir. Eski TTK döneminde, bu ilişki bir 'iş bölümü' ilişkisi olarak kabul ediliyordu. Bu ayrımın pratik sonucu çok önemlidir: - **İş Bölümü İlişkisi Olsaydı:** Taraflar, davanın sonuna kadar bir iş bölümü itirazında bulunmasalardı, mahkemenin bu hususu re'sen dikkate alma zorunluluğu olmazdı ve verdiği karar geçerli olurdu. İş bölümü itirazı, ilk itirazlardan sayılırdı. - **Görev İlişkisi Olduğu İçin:** 'Görev' kuralları kamu düzenindendir (HMK m. 1). Bu nedenle, mahkeme, yargılamanın her aşamasında (karar verilene kadar) kendiliğinden görevli olup olmadığını incelemek zorundadır. Taraflar da yargılama bitene kadar görev itirazında bulunabilirler. Eğer bir Asliye Hukuk Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren bir davaya bakarsa, bu durum bir görev kuralı ihlali olur ve kanun yolu incelemesinde mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E: 2016/6185 sayılı kararında da bu durum 'iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir' şeklinde açıkça belirtilmiştir.