HAGB kararında, CMK m. 231/8 uyarınca sanığa 'belirli yerlere gitmekten yasaklanma veya belirli yerlere devam etme' yükümlülüğü yüklenmiştir. Sanığın bu yükümlülüğe uymaması, tek başına hükmün açıklanması için yeterli midir?
Hayır, tek başına yeterli değildir. CMK m. 231/11, 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi **veya** denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar.' demektedir. Ancak aynı fıkranın devamında, '...**Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek;** cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.' şeklinde bir düzenleme getirmiştir. Bu, mahkemeye bir takdir yetkisi tanımaktadır. Mahkeme, sanığın yükümlülüğe neden uymadığını (mazereti olup olmadığını), ihlalin niteliğini ve sanığın genel tutumunu değerlendirerek, hükmü doğrudan açıklamak yerine, daha hafif sonuçları olan başka bir karar (kısmi infaz, erteleme vb.) verebilir. Dolayısıyla, yükümlülüğe aykırılık hükmün açıklanması için bir neden olsa da, bu sonuç otomatik değildir; mahkemenin takdirine bağlıdır.