Anayasa Mahkemesi'nin Turgay Kılıç başvurusunda ve ilgili iptal kararında, devletin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde mülkiyet hakkını korumak için 'etkili ve adil bir karar vermeyi temin etme' sorumluluğundan bahsedilmektedir. 7194 sayılı Kanunla getirilen düzenleme, bu sorumluluğu nasıl ihlal etmiştir?
Bu düzenleme, devletin bu sorumluluğunu, yargısal süreci anlamsızlaştırarak ve mahkemelerin 'etkili ve adil bir karar verme' yetkisini elinden alarak ihlal etmiştir. Devletin pozitif yükümlülüğü, sadece bir dava yolu öngörmekten ibaret değildir; bu yolun, uyuşmazlığın esasını çözmeye ve hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmaya elverişli olması gerekir. 7194 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ise, mahkemelerin delilleri değerlendirmesini, hukuki nitelendirme yapmasını ve tarafların menfaatlerini dengelemesini engellemiştir. Bunun yerine, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kanun zoruyla 'ortaklık ilişkisi' olarak tanımlamış ve mahkemelere 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verme dışında bir seçenek bırakmamıştır. Bu, mahkemeleri bir noter gibi, sadece kanunun emrettiği sonucu tespit eden bir makam haline getirmiş ve 'etkili ve adil bir karar verme' fonksiyonunu tamamen ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle düzenleme, devletin pozitif yükümlülükleriyle bağdaşmamıştır (AYM, Turgay Kılıç Başvurusu, B. No: 2020/21022).