CMK m. 325/4'e göre 'hüküm kesinleşmeden' sanığın ölmesi halinde mirasçılar sorumlu tutulmaz. Bir ilk derece mahkemesi kararından sonra istinaf veya temyiz sürelerinin dolmasıyla hükmün kesinleşmesi ile şekli anlamda kesinleşme ve maddi anlamda kesinleşme kavramları arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328296

Bu iki kavram, bir mahkeme kararının hukuki etkileri açısından farklı aşamaları ifade eder: 1. **Şekli Anlamda Kesinleşme:** Bir mahkeme kararına karşı, kanunda öngörülen olağan kanun yollarına (itiraz, istinaf, temyiz) başvurma imkanının kalmaması veya bu yolların tüketilmesi durumunu ifade eder. Yani, karar artık olağan yollarla değiştirilemez bir hale gelmiştir. CMK m. 325/4'teki 'hükmün kesinleşmesi' ifadesi, bu şekli anlamda kesinleşmeyi kasteder. Sanık, karara karşı kanun yolu süreleri dolmadan veya kanun yolu incelemesi devam ederken ölürse, hüküm şeklen kesinleşmemiş olur. 2. **Maddi Anlamda Kesinleşme (Kesin Hüküm Etkisi - Ne bis in idem):** Şeklen kesinleşmiş bir hükmün, aynı taraflar arasında, aynı fiile ilişkin olarak yeniden bir yargılama ve uyuşmazlık konusu yapılamamasını ifade eder. Bu, 'aynı suçtan iki kez yargılanmama' ilkesinin bir yansımasıdır. Maddi anlamda kesin hüküm, uyuşmazlığı esastan ve nihai olarak sona erdirir. Bir kararın maddi anlamda kesin hüküm etkisi doğurabilmesi için, öncelikle şeklen kesinleşmiş olması gerekir. Ancak her şeklen kesinleşen karar (örneğin görevsizlik kararı) maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.