Bir sanık hakkında, TCK m. 32/1 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken, mahkemenin öncelikle yapması gereken usuli işlem nedir? Bu işlem yapılmadan karar verilmesinin sonucu ne olur?
Mahkemenin öncelikle yapması gereken, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğini, tüm delilleri tartışıp değerlendirerek tespit etmektir. Yani, sanık sanki akıl hastası değilmiş gibi bir yargılama yapılarak, eylemin sübutu (gerçekleşip gerçekleşmediği) ve suç oluşturup oluşturmadığı hakkında bir sonuca varılmalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E: 2014/16337 ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin E: 2014/33778 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, izlenmesi gereken yol şudur: 1. Eğer sanığın eylemi gerçekleştirmediği veya delil yetersizliği nedeniyle suçun sabit olmadığı anlaşılırsa, sanık hakkında TCK m. 32'ye göre değil, CMK m. 223/2-e uyarınca **beraat kararı** verilmelidir. 2. Eğer sanığın suçu işlediği sabit görülürse, ancak o zaman akıl hastalığı nedeniyle kusur ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle TCK m. 32/1 uyarınca **'ceza verilmesine yer olmadığına'** ve TCK m. 57 uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilmelidir. Bu sübut tespiti yapılmadan, yani deliller tartışılıp değerlendirilmeden, doğrudan akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle kanun yolu incelemesinde bozma nedenidir.