Bir dava, hem Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren bir talep (ticari şirkete karşı) hem de Tüketici Mahkemesi'nin görevine giren bir talep (tüketici işleminden kaynaklanan) içeriyorsa, görevli mahkeme nasıl belirlenir?
Bu durumda, davadaki taleplerin birbirinden ayrılabilir olup olmadığına ve aralarındaki bağlantının niteliğine bakılır. Yargıtay'ın genel eğilimi ve usul ekonomisi ilkesi gereği, görevli mahkemenin belirlenmesinde şu yol izlenir: Eğer talepler arasında sıkı bir hukuki ve fiili bağlantı varsa ve birinin çözümü diğerini etkileyecek nitelikteyse, mahkemeler genellikle davaların tefrikine (ayrılmasına) karar verir. Çünkü Asliye Ticaret Mahkemesi ile Tüketici Mahkemesi, her ikisi de özel görevli mahkemelerdir ve birbirlerinin görev alanına giren bir davaya bakamazlar. Yargıtay 15. HD'nin E: 2016/6185 sayılı kararındaki 'özel mahkeme-genel mahkeme' ilişkisi burada geçerli değildir, çünkü iki taraf da özel mahkemedir. Bu nedenle, mahkeme, Tüketici Mahkemesi'nin görevine giren talep yönünden görevsizlik kararı vererek dosyayı Tüketici Mahkemesi'ne gönderir ve kendi görev alanındaki taleple ilgili yargılamaya devam eder. Eğer talepler birbirinden tamamen bağımsız değilse, görevli mahkemenin davayı bir bütün olarak ele alıp alamayacağı, somut olayın özelliklerine ve hangi hukuki ilişkinin daha baskın olduğuna göre istisnai olarak değişebilir, ancak genel kural tefriktir.