HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi için aranan şartlar nelerdir? Yargıtay 23. HD, E: 2017/1450 kararında belirtilen 'ticari işletme esası' ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328260

HMK ve 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için kural olarak, uyuşmazlığın **her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili** olması gerekir (TTK m. 4/1). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E: 2017/1450 sayılı kararında belirtilen 'ticari işletme esası', TTK'nın ticari davayı belirlerken artık sadece 'işin ticari niteliğine' değil, 'tarafların ticari işletmelerine' odaklandığı anlamına gelir. Eski TTK döneminde, taraflardan sadece biri için ticari iş niteliğinde olan bir uyuşmazlık dahi ticari dava sayılabiliyordu. Ancak yeni TTK, bu sistemi değiştirmiştir. Artık, kanunda mutlak ticari dava olarak sayılan haller dışında, bir davanın ticari dava (nispi ticari dava) sayılabilmesi için, hem davacının hem de davalının, uyuşmazlığa konu olan hukuki ilişkiyi kendi ticari işletmeleri kapsamında yapmış olmaları zorunludur. Örneğin, bir tacirin ticari işletmesi için bir bina inşa ettirmesi, diğer taraf olan müteahhit de tacir değilse veya bu işi ticari işletmesi kapsamında yapmıyorsa, dava ticari sayılmaz.