CMK m. 325/2, HAGB ve erteleme hallerinde yargılama giderlerinin sanığa yükleneceğini düzenlerken, neden 'düşme' veya 'ceza verilmesine yer olmadığı' (akıl hastalığı hariç) kararlarını bu kapsama almamıştır?
Bunun temel nedeni, bu kararların hukuki niteliğidir. CMK m. 325'in temel prensibi, yargılama giderlerinin bir 'mahkumiyetin' sonucu olarak yükletilmesidir. - **HAGB ve Erteleme:** Her ikisi de, sanığın suçlu bulunduğuna dair bir mahkumiyet hükmünün varlığına dayanır. HAGB'de hükmün açıklanması, ertelemede ise cezanın infazı belirli koşullara bağlı olarak ertelenir. Ancak her iki durumda da temelinde bir suç tespiti ve mahkumiyet kararı vardır. Bu nedenle kanun koyucu, bunları mahkumiyetle eşdeğer tutarak giderlerin sanığa yükletilmesini öngörmüştür. - **Düşme ve Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararları:** Bu kararlar ise bir mahkumiyet niteliği taşımaz. Düşme kararı (örneğin şikayet yokluğu, zamanaşımı, sanığın ölümü), devletin cezalandırma hakkının bir usuli sebeple ortadan kalktığını ifade eder; sanığın suçluluğu veya suçsuzluğu hakkında bir karar içermez. Ceza verilmesine yer olmadığı kararları (örneğin yaş küçüklüğü, meşru savunmada sınırın mazur görülebilir bir heyecanla aşılması) ise, fiil hukuka aykırı olsa bile sanığın kusurlu bulunmadığını veya cezalandırılamayacağını belirtir. Bu kararlar bir mahkumiyet olmadığından, sanığa yargılama gideri yükletilmesinin hukuki dayanağı ortadan kalkar (Yargıtay 8. CD, E. 2017/19581 ve Yargıtay 18. CD, E. 2015/36773 kararları da bu ilkeyi yansıtır).