Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin E: 2017/14672 sayılı kanun yararına bozma istemine ilişkin kararında, itiraz merciinin, HAGB kararı verilirken katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik itirazı reddetmesi neden hukuka uygun bulunmuştur? Bu kararın temelindeki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328240

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin bu kararı, HAGB kararlarına karşı itiraz yolunun kapsamına ilişkin yerleşik Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadına dayanmaktadır. Bu içtihada göre, HAGB kararı 'kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder' (CMK m. 231/5). Bu nedenle, HAGB kararına karşı yapılan itirazda, itiraz mercii (ağır ceza mahkemesi), sadece HAGB'nin şekli şartlarının (sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması, ceza miktarı, zararın giderilmesi gibi) var olup olmadığını denetleyebilir. Hükmün 'esasına' ilişkin hukuka aykırılıkları (örneğin, suçun unsurlarının yanlış değerlendirilmesi, delil takdiri hatası veya vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi) inceleyemez. Vekalet ücretine hükmedilmemesi, hükmün içeriğine, yani esasına ilişkin bir hatadır. Bu tür hatalar, ancak HAGB kararı sonradan açıklanır ve bu açıklanan hüküm temyiz edilirse Yargıtay tarafından denetlenebilir. İtiraz merciinin denetim yetkisi sınırlı olduğu için, vekalet ücretine ilişkin itirazı reddetmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle kanun yararına bozma talebi reddedilmiştir.