7194 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle getirilen ve sonradan AYM tarafından iptal edilen düzenleme, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarını etkisiz kılmayı amaçlamıştır. Bu durum, yasama ve yargı organları arasındaki güçler ayrılığı ilkesi açısından nasıl bir sorun teşkil etmektedir?
Bu durum, yasama organının, yargı organının alanına müdahale etmesi ve devam etmekte olan bir hukuki uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyecek şekilde kanun yapması nedeniyle güçler ayrılığı ilkesi açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Güçler ayrılığı ilkesi, yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirlerinin yetki alanlarına müdahale etmemesini gerektirir. Yargının görevi, mevcut kanunları somut uyuşmazlıklara uygulayarak karar vermektir. Yargıtay, mevcut kanunlar çerçevesinde ilgili holdingler ile yatırımcılar arasındaki ilişkinin 'haksız fiil' olduğuna ve 'sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığına' dair bir içtihat geliştirmiştir. Yasama organının, tam da bu içtihadın sonuçlarını ortadan kaldırmak için, geriye dönük olarak hukuki ilişkinin niteliğini değiştiren ve devam eden davalarda mahkemelerin nasıl karar vereceğini emreden bir kanun çıkarması, yargısal bir uyuşmazlığa yasama yoluyla müdahale anlamına gelir. Bu, yargının bağımsızlığına ve hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır. Anayasa Mahkemesi'nin Turgay Kılıç başvurusunda ve ilgili iptal kararında, bu müdahalenin mülkiyet ve etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine karar vermesi de bu sorunun bir yansımasıdır.