HAGB kararında denetim süresi, CMK m. 231/10'a göre, 'kasıtlı bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.' hükmüyle son bulur. Bu 'düşme' kararının hukuki niteliği nedir ve sanığın adli sicili açısından ne anlama gelir?
Bu 'düşme' kararı, ceza muhakemesi hukukuna özgü, sanık lehine sonuçlar doğuran özel bir düşme nedenidir. Hukuki niteliği, sanığın denetim süresini başarıyla tamamlayarak bir nevi 'aklanmış' sayılması ve devletin o suçtan dolayı sanığı cezalandırma hakkından feragat etmesidir. Sanığın adli sicili açısından anlamı ise şudur: HAGB kararı, adli sicildeki özel bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde görülebilir (Adli Sicil Kanunu m. 6/2). Denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verildiğinde, bu kayıt adli sicil arşivine alınır (Adli Sicil Kanunu m. 8). Arşiv kaydının silinmesi ise yine kanunda belirtilen şartlara tabidir. Dolayısıyla, düşme kararı ile birlikte sanığın 'temiz' bir adli sicile sahip olması sağlanır ve bu durum, HAGB kurumunun temel amaçlarından biri olan sanığın topluma yeniden kazandırılması hedefine hizmet eder.