CMK m. 325/4'e göre, hüküm kesinleşmeden sanığın ölmesi halinde mirasçıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının ceza hukukunun hangi temel ilkesiyle doğrudan bir bağlantısı vardır?
Bu kural, ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri olan 'cezaların ve güvenlik tedbirlerinin şahsiliği' (kişiselliği) ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu ilkeye göre, bir suç nedeniyle verilecek ceza veya uygulanacak güvenlik tedbiri, sadece o suçu işleyen kişiyi etkileyebilir; onun ailesini, yakınlarını veya mirasçılarını etkilemez. Yargılama giderleri de, CMK sistematiğinde ceza mahkumiyetinin bir sonucu ve eklentisi (fer'isi) olarak düzenlenmiştir. Sanığın ölümüyle birlikte, hakkındaki ceza sorumluluğu tamamen ortadan kalkar. Hüküm henüz kesinleşmediği için, sanığın borcu hukuken doğmamış ve mirasçılarına intikal edebilecek bir tereke borcu haline gelmemiştir. Dolayısıyla, şahsi nitelikteki bu mali yükümlülüğün, sanığın ölümüyle birlikte sona ermesi ve mirasçılarına yansıtılmaması, cezaların şahsiliği ilkesinin doğal bir sonucudur.