CMK m. 325'in gerekçesinde, sanığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının hakkaniyete uygun olacağı durumlar arasında 'içtenlikle, maddî gerçeğe uygun olarak suçunu itiraf eden veya ikrarda bulunan' sanıktan bahsedilmektedir. Bu durum kanun metnine yansımış mıdır ve uygulamada nasıl bir karşılık bulmaktadır?
Hayır, bu durum kanun metnine yansımamıştır. CMK m. 325 gerekçesinin son paragrafında, Tasarı'nın bu yönde bir hüküm içerdiği ('...suçunu itiraf eden ... sanığın yargılama giderinden bağışık tutulmasını ... uygun görmüştür.') belirtilmektedir. Ancak, kanunlaşma sürecinde bu hüküm madde metnine dahil edilmemiştir. Dolayısıyla, mevcut CMK m. 325'te, sanığın suçunu ikrar etmesinin tek başına yargılama giderlerinden muaf tutulması için yeterli bir sebep olduğuna dair bir düzenleme yoktur. Uygulamada hakimler, sanığın ikrarını TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenlerini değerlendirirken göz önünde bulundurabilirler, ancak bu durum onu yargılama giderlerinden sorumlu olmaktan kurtarmaz. Yargılama giderlerinden muafiyet, ancak CMK m. 325/3'teki şartların (lehe sonuç doğuran araştırma vb.) oluşması gibi durumlarda, hakimin hakkaniyet denetimiyle mümkün olabilir.