7194 sayılı Kanun ile 3332 sayılı Kanun'a eklenen ve sonradan Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen geçici 4. madde, devam eden davalarda 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmedilmesini öngörüyordu. Bu durum, Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan 'etkili başvuru hakkı'nı nasıl ihlal etmiştir?
Bu düzenleme, etkili başvuru hakkını, teorik olarak var olan bir dava yolunu pratikte işlevsiz ve sonuçsuz bırakarak ihlal etmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Turgay Kılıç başvurusunda (B. No: 2020/21022) belirttiği gibi, etkili başvuru hakkı, sadece bir yargı yolunun mevzuatta yer almasını değil, aynı zamanda bu yolun pratikte başarı şansı sunmasını ve iddiaların esasının incelenmesine olanak tanımasını gerektirir. Kanuni düzenleme öncesinde, yatırımcıların açtığı davalar mahkemelerce esastan inceleniyor ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda lehlerine sonuçlanabiliyordu. Ancak bu düzenleme, mahkemelerin esasa girmesini engelleyerek ve davaların 'karar verilmesine yer olmadığı' kararıyla sonlandırılmasını emrederek, mevcut dava yolunu bir giderim sağlama kapasitesinden tamamen yoksun bırakmıştır. Dolayısıyla, devletin pozitif yükümlülüğü olan etkili bir yargısal mekanizma sunma görevi, yasama organının bu müdahalesiyle ihlal edilmiştir.