Mirasbırakanın sağlığında yaptığı temlikin muvazaalı (mal kaçırma amaçlı) olup olmadığının tespitinde, temlikin yapıldığı tarihte davacıların mirasçı sıfatının bulunmaması (örneğin mirasbırakanla henüz evli olmamaları) tek başına davanın reddi için yeterli bir gerekçe midir? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E: 2021/9771 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Hayır, tek başına yeterli bir gerekçe değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E: 2021/9771, K: 2022/141 sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'devir tarihlerinde davacıların mirasçı olmadığı' gerekçesiyle davayı reddetmesi eleştirilmiştir. Yargıtay, muris muvazaası davalarında dava hakkının, mirasbırakanın ölüm tarihinde mirasçı sıfatına sahip olan tüm mirasçılara ait olduğunu kabul etmektedir. Temlikin yapıldığı tarihte kimin mirasçı olacağının önceden bilinmesi mümkün olmadığından, önemli olan ölüm anındaki mirasçılık sıfatıdır. Dolayısıyla, mirasbırakanın ölümünde sağ olan ve mirasçı sıfatını taşıyan herkes, temlik tarihinde mirasçı olmasa bile, bu davayı açabilir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu gerekçesi Yargıtay tarafından yerinde bulunmamıştır (ancak dava başka nedenlerle onanmıştır).