Ceza mahkemesi kararının eklentisi olarak hükmedilen yargılama giderlerinin icrası için kararın kesinleşmesi gerekirken, Sayıştay ilamlarında gösterilen tazminat miktarına hüküm tarihinden itibaren faiz yürütülmesi (Sayıştay Kanunu m. 53/2) arasındaki çelişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328176

Temel çelişki, faizin başlangıç tarihinin belirlenmesindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Genel icra hukuku kuralına ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kesinleşmeden icra edilemeyecek bir ilamda (örneğin ceza mahkumiyeti) hükmedilen alacak ve eklentileri (tazminat, yargılama gideri, faiz), ancak kararın 'kesinleştiği' tarihte muaccel olur. Bu nedenle faiz de ancak kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sayıştay Kanunu m. 53 ise bir istisna getirmiştir. Bu maddeye göre, Sayıştay ilamları 'kesinleştikten sonra' infaz edilir; ancak ilamda gösterilen tazminat miktarına 'hüküm tarihinden itibaren' kanuni faiz uygulanır. Bu durum, ilam henüz icra edilebilir hale gelmeden (yani kesinleşmeden) faizin işlemeye başlaması anlamına gelir ki bu, genel icra hukuku prensibiyle çelişir. Metin yazarı da bu düzenlemenin isabetli olmadığını, Sayıştay kararları da kesinleştikten sonra icra edildiğine göre, faizin de mantıken kesinleşme tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini belirterek bu çelişkiye dikkat çekmiştir (ayboga.av.tr).