7194 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle 3332 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4. madde, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarına müdahale niteliği taşımakta mıdır? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E.2016/4828 sayılı kararı ile kanun hükmünü karşılaştırarak açıklayınız.
Evet, bu kanuni düzenleme Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına doğrudan bir müdahale niteliğindedir. 7194 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E.2016/4828, K.2016/6748 sayılı kararında olduğu gibi, bu tür holdinglerle yatırımcılar arasında 'sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı' ve şirketin eylemlerinin 'haksız fiil' teşkil ettiği kabul ediliyordu. Yargıtay, bu şirketlerin, ortakların sermayeyi geri isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kötüye kullanarak, aslında bir tür mevduat toplama faaliyeti yürüttüğünü ve bu nedenle yatırılan paraları iade etmeleri gerektiğine karar veriyordu. Ancak 7194 sayılı Kanun ile eklenen geçici 4. madde, tam da bu içtihadın aksine, bu ilişkilerin 'ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılacağını' ve 'ortaklık ilişkisinin kurulmadığının iddia edilemeyeceğini' hükme bağlamıştır. Ayrıca, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verileceğini düzenleyerek, Yargıtay'ın kabul ettiği hukuki nitelendirmeyi ve dava yolunu kanun zoruyla ortadan kaldırmıştır. Bu durum, yasama organının devam eden davalara ve yerleşik yargı içtihatlarına müdahalesinin tipik bir örneğidir (AYM, Turgay Kılıç Başvurusu, B. No: 2020/21022).