Taşınmazın aynına ilişkin bir karar olmamasına rağmen, Yargıtay'ın hangi gerekçeyle kira bedelinin tespiti davası sonunda verilen kararların icrası için kesinleşme şartı aradığını 12.11.1979 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'nı esas alarak açıklayınız.
Yargıtay'ın 12.11.1979 tarih ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na (İBK) göre, kira bedelinin tespiti davası sonunda verilen kararlar kesinleşmeden icra edilemez. Bu kararların icrası için kesinleşme şartı aranmasının temel gerekçesi, HMK m. 367'de (eski HUMK m. 443) sayılan istisnalardan biri olması değil, kararın niteliğidir. Kira tespiti davaları, yeni bir hukuki durum yaratan 'inşai (yenilik doğurucu)' davalardır. Bu dava sonucunda belirlenen yeni kira bedeli farkı alacağının miktar ve kapsam olarak 'belirli' hale gelmesi, ancak kararın kesinleşmesiyle mümkün olur. Yani, karar kesinleşmeden önce icra takibine konu edilecek 'belirli' bir alacak mevcut değildir. İcra edilebilirlik için varlığı şart olan 'belirlilik' unsuru, ancak kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesiyle sağlanır. Bu nedenle, İBK uyarınca, kira bedeli farkı alacağı için icra takibi yapabilmek için tespit kararının kesinleşmesi beklenmelidir. Kararın eklentisi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de aynı kurala tabidir.