Cesetsiz cinayet davasında, sanığın tevilli ikrarı (örneğin 'araçtan düşmüş olabilir') mahkumiyet için yeterli midir? Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi kararında mahkemenin bu tür bir ikrarı ve delil yokluğunu nasıl değerlendirdiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #328105

Hayır, tek başına tevilli ikrar mahkumiyet için yeterli değildir. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2020 tarihli kararında, mahkeme sanığın 'maktul araçtan düşmüş olabilir' şeklindeki beyanını, maktulün cesedine veya hiçbir eşyasına ulaşılamaması nedeniyle 'tevilli ikrar' olarak değerlendirmiştir. Mahkeme, delil bulunamamasını, olayın üzerinden zaman geçmesi ve soruşturmanın başlangıçta eksik yapılması gibi nedenlerle hayatın olağan akışına uygun bulmuştur. Ancak bu karar, 'ihtimal eleme' yöntemiyle karar verildiği için eleştirilmektedir. Ceza yargılamasında, 'başka türlü olamayacağına göre bu olmuştur' şeklindeki bir akıl yürütme, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini ve masumiyet karinesini ihlal eder. Mahkeme, ihtimaller arasından en yakın olanı değil, maddi gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit etmelidir. Bu nedenle, tevilli ikrar, diğer somut ve güçlü delillerle desteklenmedikçe mahkumiyet için tek başına yeterli bir kanıt oluşturmaz (sen.av.tr, 'cesetsiz cinayet' makalesi).