Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) 'istinaf başvurusunun esastan reddi' kararı Yargıtay tarafından bozulduktan sonra, BAM'ın bu bozma kararına direnirken tekrar 'istinaf başvurusunun esastan reddine' şeklinde karar vermesi usulen doğru mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2022/111, K. 2022/746 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, usulen doğru değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2022/111, K. 2022/746 sayılı kararına göre, bir hüküm (BAM'ın esastan ret kararı dahil) Yargıtay tarafından bozulmakla tamamen ortadan kalkar. BAM'ın esastan ret kararı, ilk derece mahkemesi hükmüne sıkı sıkıya bağlı olduğu için, Yargıtay'ın bozma kararıyla ilk derece mahkemesi hükmü de ortadan kalkmış sayılır. Bu durumda, bozma kararına direnen BAM'ın, ortadan kalkan eski hükme atıf yaparak veya sadece 'esastan ret' kararı vererek değil, CMK m. 230, 231 ve 232'ye uygun şekilde, gerekçesiyle birlikte, infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurması zorunludur. YCGK, BAM'ın bozmaya direndikten sonra yeniden hüküm kurması gerekirken, usule aykırı olarak sadece 'esastan ret' kararı vermesini bir bozma nedeni olarak kabul etmiştir.