Altın ithalatında 'izin' prosedürü ile 'beyan' yükümlülüğü aynı anlama mı gelmektedir? Bu ayrımın 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun açısından önemi nedir?
Hayır, aynı anlama gelmemektedir. Metindeki analize göre, 'izin' önceden alınması gereken bir yetkilendirme iken, 'beyan' mevcut bir durumun bildirilmesidir. 1567 sayılı Kanun m.3/2, bu kanuna tabi eşyanın 'izinsiz' yurda sokulmasını yaptırıma bağlamıştır. Altın ithalatında ise bir izin prosedürü yoktur, sadece beyan yükümlülüğü vardır. Bu nedenle, beyan edilmeden altın sokulması fiilinin, 'izinsiz sokma' olarak yorumlanıp 1567 S.K. m.3/2 kapsamında değerlendirilmesi 'kanunilik' ilkesine aykırıdır. Bu durumda fiile uygulanabilecek tek yaptırım, aynı kanunun 3/1. maddesindeki idari para cezası olmalıdır.