Bir tüp patlaması sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanmalardan dolayı üretici firmaya karşı açılacak tazminat davasında uygulanacak zamanaşımı süresi, haksız fiil (1-2 ve 10 yıl) hükümlerine mi, yoksa satım sözleşmesi (10 yıl) hükümlerine mi tabidir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/4093 sayılı kararı bu konuda nasıl bir yorum yapmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326546

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/4093 sayılı kararına göre, bu durumda satım sözleşmesine ilişkin zamanaşımı hükümleri uygulanmalıdır. Kararda, davacıların murisi ile davalı üreticinin bayisi arasında bir 'tüp satım akdi' yapıldığı ve davanın da davalının 'satıcı' sıfatına dayanılarak açıldığı vurgulanmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın temelinde sözleşmesel bir ilişki (ayıplı mal satışı) yatmaktadır. Üreticinin ayıplı bir ürün satması, hem bir haksız fiil hem de sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Bu gibi durumlarda, davacının lehine olan daha uzun zamanaşımı süresinin uygulanması kabul edilir. Satım sözleşmesinden kaynaklanan borçlar için genel zamanaşımı süresi 10 yıldır (BK m. 146). Bu süre, haksız fiil için öngörülen 2 yıllık (öğrenmeden itibaren) süreden daha uzun olduğu için, olayda 10 yıllık sözleşmesel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.