Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile yağma suçu bir arada işlenirken, hürriyeti kısıtlamanın süresi yağma suçunun işlenmesi için gerekenden daha uzun sürerse, faile hangi suçlardan ceza verilir? Bu durumun hukuki dayanağı nedir?
Bu durumda faile hem yağma suçundan (TCK m. 148 vd.) hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK m. 109) ayrı ayrı ceza verilir. Bu durum, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' kuralının uygulanmadığı, 'gerçek içtima'nın söz konusu olduğu bir hali ifade eder. Hukuki dayanağı şudur: Yağma suçu, cebir veya tehdit içerdiği için doğal olarak bir miktar hürriyet kısıtlamasını da barındırır. Eğer hürriyetin kısıtlanması, sadece yağma eyleminin gerçekleştirilebilmesi için zorunlu olan süreyle (örneğin birkaç dakika) sınırlı kalmışsa, bu durum yağma suçunun unsuru sayılır ve ayrıca TCK m. 109'dan ceza verilmez. Ancak, yağma suçu tamamlandıktan sonra, fail mağduru alıkoymaya devam ederse (örneğin, saatlerce bir yerde tutarsa), bu artık yağma suçunun unsuru olmaktan çıkar ve bağımsız bir haksızlık teşkil eden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Bu durumda, her bir suç ayrı ayrı işlenmiş sayılır ve fail her ikisinden de cezalandırılır.