Hakaret suçunun mağduru, soruşturma aşamasında şikayetçi olduktan ve kamu davası açıldıktan sonra ölürse, mirasçılarının davaya 'katılan' olarak devam etmesinin hukuki dayanağı nedir ve bu durumun şikayet hakkının kullanımıyla farkı nedir?
Bu durumun hukuki dayanağı CMK m. 243'tür. Bu maddeye göre, 'Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler.' Bu hüküm, dava açıldıktan sonra ölen katılanın (veya suçtan zarar görenin) mirasçılarına, onun hukuki pozisyonunu devralarak davayı takip etme imkanı tanır. Bu durumun, şikayet hakkının kullanımıyla temel farkı şudur: - **Şikayet Hakkı (TCK m. 131):** Bu, soruşturma ve kovuşturmanın başlayabilmesi için gerekli olan bir 'dava şartıdır'. Şahsa sıkı sıkıya bağlıdır ve kural olarak mirasçılara geçmez (hakaret suçu istisnası hariç). Bu hak, dava açılmadan önce kullanılır. - **Davaya Katılma Hakkı (CMK m. 243):** Bu, dava açıldıktan sonra, suçtan zarar görenin veya mirasçılarının, iddia makamının (savcının) yanında yer alarak davada taraf sıfatı kazanmasıdır. Bu bir dava şartı değil, bir 'taraf olma' hakkıdır. Yargıtay 2. CD'nin 2010/28858 sayılı kararında da, şikayetçi öldükten sonra mirasçıların davaya katılabileceği ve yargılamanın devam etmesi gerektiği belirtilerek bu ayrım vurgulanmıştır.