Sanığın, katılanın arkasından yaklaşıp ağzını kapatması ve onu dere yatağına doğru fırlatması şeklinde gelişen olayda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına karar verilirken (Yargıtay 2. CD - K: 2015/23326), hangi temel unsurun gerçekleşmediği kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326523

Bu kararda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'süre' unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kesintisiz (mütemadi) bir suçtur ve oluşabilmesi için mağdurun hareket serbestisinin hukuken kabul edilebilir bir süre boyunca kısıtlanmış olması gerekir. Eylemin anlık olması veya çok kısa sürmesi durumunda bu suçun unsurları oluşmayabilir. Anılan Yargıtay kararındaki olayda, sanığın eylemi (ağzını kapatıp fırlatması) çok ani ve kısa süreli bir fiil olarak değerlendirilmiştir. Bu kısa süreli eylem, mağdurun hareket özgürlüğünü TCK m. 109'un aradığı anlamda 'yoksun bırakma' niteliğine ulaşmamıştır. Eylem, daha çok kasten yaralamaya teşebbüs veya cinsel saldırıya teşebbüs suçlarının bir parçası olarak görülmüş, bağımsız bir hürriyeti tahdit suçu oluşturacak ağırlık ve sürekliliğe sahip olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, 'eylemin oluş şekli ve geçen sürenin kısalığı' gerekçe gösterilerek suçun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir.