Zimmet suçundan yargılanan sanıklar hakkında TCK m. 53/1-a ve d maddelerindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işledikleri kabul edilmesine rağmen, mahkemenin TCK m. 53/5 uyarınca ayrıca bir hak yoksunluğuna karar vermemesi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/1187 sayılı kararına göre neden hukuka aykırıdır?
Bu durum hukuka aykırıdır çünkü TCK m. 53/5, belirli hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda uygulanması 'zorunlu' olan özel bir güvenlik tedbirini düzenler. TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları, hapis cezasının kanuni bir sonucu olarak infaz süresince devam eder. TCK m. 53/5 ise, bu genel kurala ek olarak, failin kötüye kullandığı hak ve yetkiyi, cezanın infazından 'sonra' da belirli bir süre (hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar) kullanmasını yasaklar. Mahkeme, zimmet suçunun TCK m. 53/1'de sayılan bir yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlendiğini kabul ettiği anda, takdire bağlı olmaksızın TCK m. 53/5'i de uygulamak zorundadır. Yargıtay 5. CD'nin 2017/1187 sayılı kararında, bu maddenin uygulanmaması kanuna aykırılık olarak kabul edilmiş ve bir bozma sebebi sayılmıştır. Bu, suçla mücadelede caydırıcılığı artırmayı ve failin aynı yetkiyi kullanarak tekrar suç işlemesini engellemeyi amaçlayan bir tedbirdir.