İddianamede sanığın eylemi 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu' (TCK m. 136) olarak nitelendirilmişken, mahkemenin sanığı 'bilişim sistemini bozma veya erişilmez kılma' (TCK m. 244/2) suçundan mahkum etmesi CMK açısından neden hukuka aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326508

Bu durum, CMK m. 225'te düzenlenen 'yargılamanın sınırlılığı' veya 'davasız yargılama olmaz' ilkesine aykırıdır. CMK m. 225'e göre, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.' Mahkeme, iddianamede anlatılan fiilin hukuki nitelendirmesini değiştirebilir, ancak iddianamede anlatılmayan, dava konusu yapılmamış tamamen farklı bir fiilden dolayı hüküm kuramaz. TCK m. 136'daki suçun maddi unsuru 'kişisel veriyi verme veya ele geçirme' iken, TCK m. 244/2'deki suçun maddi unsuru 'sistemi bozma veya erişilmez kılma'dır. Bunlar birbirinden tamamen farklı fiillerdir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/24511 sayılı kararında da, iddianamede 'katılan adına hesap oluşturduğu' fiili anlatılırken, mahkemenin 'katılanın hesabının şifresini ele geçirip değiştirdiği' fiilinden mahkumiyet kurması, sanığa bu yeni fiil isnadıyla ilgili ek savunma hakkı tanınmadığı için CMK m. 225'e aykırı bulunmuş ve bozma nedeni sayılmıştır.