6352 sayılı Kanun ile TCK m. 163'e eklenen 3. fıkra, karşılıksız yararlanma suçunun oluşumu için 'tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde' tüketilmesi şartını getirmiştir. Bu şart, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) düzenlemelerindeki 'usulsüz kullanım' ile 'kaçak kullanım' ayrımını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326494

TCK m. 163/3'teki bu unsur, EPDK'nın 'kaçak kullanım' tanımıyla paralellik gösterir, ancak 'usulsüz kullanım'ı suç kapsamı dışında bırakır. - **Kaçak Kullanım (Suç Teşkil Eden):** Genellikle sayaca müdahale edilmesi, sayaçsız hat çekilmesi, sayacın tamamen devre dışı bırakılması gibi, tüketilen enerjinin 'miktarının tespitini engelleyen' fiillerdir. Bu durumlar, TCK m. 163/3'teki suçun maddi unsurunu oluşturur. - **Usulsüz Kullanım (Suç Teşkil Etmeyen):** Genellikle abonelikle ilgili idari eksiklikleri ifade eder. Örneğin, kendi adına abonelik sözleşmesi yapmadan başkasının aboneliği üzerinden elektrik kullanmak, abonelik türüne (mesken/ticarethane) aykırı kullanım yapmak gibi. Bu durumlarda tüketim sayaçtan geçer ve miktarı 'belirlenebilir'. Tüketim miktarı belirlenebildiği için, TCK m. 163/3'ün 'belirlenmeyi engelleme' şartı gerçekleşmez. Bu nedenle 'usulsüz kullanım', ceza hukuku anlamında bir suç değil, idari yaptırım ve hukuki borç doğuran bir fiil olarak kalır. (Bkz: Yargıtay 17. CD - K: 2017/3594).