Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK m. 109) ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu (TCK m. 234) arasındaki temel fark, mağdurun rızası ve failin kastı açısından nasıl ortaya çıkar?
İki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1. **Mağdurun Rızası:** TCK m. 109'da, 15 yaşını bitirmiş çocuğun meşru bir amaca yönelik rızası hukuka uygunluk nedeni olabilirken, 15 yaşını bitirmemiş çocuğun rızası hiçbir şekilde geçerli değildir. TCK m. 234'te ise suçun maddi unsuru, velayet veya vesayet altındaki çocuğun, kanuni temsilcisinin 'bilgisi veya rızası dışında' evden veya bir yerden ayrılmasını sağlamaktır. Burada çocuğun kendi rızasının olup olmamasının bir önemi yoktur; önemli olan kanuni temsilcinin rızasının olmamasıdır. (Bkz: Yargıtay 14. CD - K: 2016/4617). 2. **Failin Kastı ve Eylemin Niteliği:** TCK m. 109'da fail, mağdurun hareket etme veya bir yerde kalma özgürlüğünü cebir, tehdit veya hile kullanarak veya fiilen ortadan kaldırır. TCK m. 234'te ise genellikle cebir, tehdit veya hile yoktur; fail, çocuğu kandırarak veya ikna ederek kanuni temsilcisinin etki alanından çıkarır. Eğer fail cebir, tehdit veya hile kullanırsa, eylem genellikle daha ağır olan TCK m. 109'a dönüşür. TCK m. 234, daha çok çocuğun velayet/vesayet hakkına karşı işlenen bir suç niteliği taşırken, TCK m. 109 doğrudan kişinin hareket özgürlüğüne karşı işlenir.