5237 sayılı TCK m. 163/3'te düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunda, eylemin 'abonelik esasına göre yararlanılabilen' bir hizmete yönelik olması şartı, belediyeye ait umumi çeşmeden su alma eylemini suç kapsamı dışında bırakır mı?
Evet, bırakır. TCK m. 163/3'ün lafzı çok açıktır. Suçun oluşabilmesi için yararlanılan hizmetin (elektrik, su, doğal gaz) 'abonelik esasına göre' sunuluyor olması gerekir. Bu, hizmetten yararlanmak için bir kurumla sözleşme yapılması ve tüketimin bir sayaçla ölçülerek bedelinin ödenmesi sistemini ifade eder. Belediyeye ait, abonelik gerektirmeyen ve halkın ortak kullanımına açık umumi bir çeşmeden su almak, bu tanıma uymaz. Bu su, abonelik esasına göre sunulan bir hizmet değildir. Dolayısıyla, bir kişinin bu çeşmeden evine hortumla su çekmesi gibi eylemler, TCK m. 163/3 kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmaz. Bu eylem, koşulları varsa, mülkiyeti kamuya ait olan sudan usulsüz yararlanma kapsamında idari bir yaptırım veya başka bir hukuki düzenlemenin konusu olabilir, ancak TCK m. 163/3'teki suçu oluşturmaz.