Bir sanık hakkında hem bedelsiz kalmış senedi kullanma (TCK m. 156) hem de açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK m. 209/1) suçlarından dava açılması durumunda, bu iki suç arasında nasıl bir ilişki vardır? Her iki suçtan da mahkumiyet kararı verilebilir mi?
Bu iki suç, farklı maddi unsurlara sahip olduğu için teorik olarak bir arada işlenebilir, ancak genellikle eylem tek bir suçu oluşturur. Aralarındaki ilişki şöyledir: - **Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması (TCK m. 209/1):** Suçun temel unsuru, 'imzalı ve boş' bir kağıdın 'anlaşmaya aykırı olarak doldurulmasıdır'. Haksızlık, belgenin içeriğinin oluşturulmasındadır. - **Bedelsiz Senedi Kullanma (TCK m. 156):** Suçun temel unsuru, daha önceden hukuka uygun olarak düzenlenmiş ve doldurulmuş bir senedin, bedeli 'ödendiği halde' ödenmemiş gibi kullanılmasıdır. Haksızlık, bedeli kalmamış bir senedin kullanılmasıdır. Eğer sanık, kendisine verilen boş kağıdı anlaşmaya aykırı doldurmuş ve daha sonra bu senedi kullanmışsa, eylem bir bütün olarak TCK m. 209/1'i oluşturur. Kullanma eylemi, bu suçun tamamlanması için gereklidir. Eğer senet baştan doğru doldurulmuş, sonra bedeli ödenmiş ve sanık bu ödenmiş senedi kullanmışsa, eylem TCK m. 156'yı oluşturur. Yargıtay 23. CD'nin 2016/7640 sayılı kararında, mahkeme iki suçtan da mahkumiyet vermiş, ancak Yargıtay, belgenin 'bono' olması nedeniyle TCK m. 209/1'in unsurlarının oluşmadığını belirterek bu suçtan verilen mahkumiyeti bozmuş, TCK m. 156'dan verilen mahkumiyeti onamıştır. Bu da eylemin genellikle tek bir suçu oluşturduğunu gösterir.