TCK m. 209/2'ye göre, imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı 'hukuka aykırı olarak elde bulunduran' kişinin, bu kağıdı doldurarak kullanması belgede sahtecilik suçunu oluşturur. 'Hukuka aykırı olarak elde bulundurma' ifadesi, başlangıçta rızayla verilen ancak daha sonra iadesi gereken bir belgeyi iade etmemeyi de kapsar mı?
Evet, kapsar. 'Hukuka aykırı olarak elde bulundurma' ifadesi sadece kağıdın çalınması veya bulunması gibi başlangıçtaki hukuka aykırılıkları değil, aynı zamanda başlangıçta hukuka uygun bir sebeple (örneğin teminat) teslim alınan ancak iadesi gereken bir belgenin, iade edilmeyerek ve veriliş amacı sona erdikten sonra elde tutulmaya devam edilmesini de içerir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/2979 sayılı kararında bu durum açıkça görülmektedir. Kararda, kooperatif üyelerinden teminat amacıyla alınan bir senedin, teminatı gerektiren durum ortadan kalktıktan sonra üyeye iade edilmesi gerekirken, kooperatif başkanı tarafından iade edilmeyip şahsi borcu için başka birine verilmesi, TCK m. 209/2 kapsamında hukuka aykırı elde bulundurma olarak kabul edilmiş ve eylemin belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durum, TCK m. 209/1'deki güven ilişkisinin sona erdiği ve fiilin artık daha ağır olan sahtecilik suçuna dönüştüğü anlamına gelir.