Bir davanın CMK m. 218 kapsamında 'bekletici sorun' kararı verilerek hukuk mahkemesinin sonucunun beklenmesi ile, ceza mahkemesinin sorunu kendisinin çözmesi arasında, uygulanacak ispat kuralları açısından ne gibi bir fark vardır?
İki durum arasında uygulanacak ispat kuralları açısından temel bir fark vardır. 1. **Bekletici Sorun Kararı Verilmesi:** Ceza mahkemesi, hukuk mahkemesinin görev alanına giren bir sorunun çözümü için bekletici sorun kararı verirse, hukuk mahkemesi o sorunu kendi usul kurallarına göre (örneğin, HMK'daki senede karşı senedle ispat, tanık dinleme yasakları gibi sınırlı delil sistemi) çözer. Hukuk mahkemesinden çıkan karar, ceza mahkemesi için bağlayıcı olur. 2. **Ceza Mahkemesinin Sorunu Kendisinin Çözmesi:** CMK m. 218, ceza mahkemesine bu sorunu kendisinin çözme yetkisi de verir. Ancak Yargıtay CGK'nın 2020/354 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ceza mahkemesi bu sorunu çözerken, kendi serbest delil ilkesini (CMK m. 217) değil, o sorunun asıl tabi olduğu hukuk dalının usul kurallarını (yani HMK'daki ispat kurallarını) uygulamak zorundadır. Aksi takdirde, aynı konuda farklı yargı kollarından çelişkili kararlar çıkması riski doğar. Dolayısıyla, her iki durumda da sorunun çözümünde hukuk usulü kuralları esas alınır.