HMK m. 410'da yapılan 2018 tarihli değişiklikle, tahkimde görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmesi, HMK m. 439/6'daki 'iptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir' hükmünü işlevsiz kılmış mıdır? Bu iki hüküm bir arada nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326456

Hayır, işlevsiz kılmamıştır. Bu iki hüküm birbiriyle uyumlu bir şekilde yorumlanmalıdır. HMK m. 410, iptal davasında 'görevli ilk derece mahkemesini' belirler (tahkim yeri asliye hukuk/ticaret mahkemesi). HMK m. 439/6 ise, bu ilk derece mahkemesinin verdiği karara karşı gidilecek 'kanun yolunu' belirler (temyiz). Normalde, bir asliye mahkemesi kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulur. Ancak HMK m. 439/6, tahkimin süratli yapısına uygun olarak, bu genel kurala bir istisna getirmiş ve istinaf yolunu atlayarak doğrudan Yargıtay'a temyiz yolunu açmıştır. Dolayısıyla, HMK m. 410 görevli mahkemeyi, HMK m. 439/6 ise bu mahkemenin kararına karşı izlenecek özel kanun yolunu düzenler. İki hüküm arasında bir çelişki yoktur, birbirini tamamlarlar. (Bkz: Yargıtay 15. HD - K: 2017/2355).