HMK m. 410'da yapılan 2018 tarihli değişiklikle, tahkimde görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmesi, HMK m. 439/6'daki 'iptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir' hükmünü işlevsiz kılmış mıdır? Bu iki hüküm bir arada nasıl yorumlanmalıdır?
Hayır, işlevsiz kılmamıştır. Bu iki hüküm birbiriyle uyumlu bir şekilde yorumlanmalıdır. HMK m. 410, iptal davasında 'görevli ilk derece mahkemesini' belirler (tahkim yeri asliye hukuk/ticaret mahkemesi). HMK m. 439/6 ise, bu ilk derece mahkemesinin verdiği karara karşı gidilecek 'kanun yolunu' belirler (temyiz). Normalde, bir asliye mahkemesi kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulur. Ancak HMK m. 439/6, tahkimin süratli yapısına uygun olarak, bu genel kurala bir istisna getirmiş ve istinaf yolunu atlayarak doğrudan Yargıtay'a temyiz yolunu açmıştır. Dolayısıyla, HMK m. 410 görevli mahkemeyi, HMK m. 439/6 ise bu mahkemenin kararına karşı izlenecek özel kanun yolunu düzenler. İki hüküm arasında bir çelişki yoktur, birbirini tamamlarlar. (Bkz: Yargıtay 15. HD - K: 2017/2355).